MEDİKAL SERVİSLERİMİZ

Ana Sayfa / Servisler

AŞILAMA VE KORUYUCU HEKİMLİK

Aşılama programı; yavru kedi veya köpeğinizin yaşadığı ortama, annesinin bağışıklık durumuna süt emme süresine göre değişiklikler gösteren özelliklere göre belirlenir.Yavrular aşılanmaya başlamadan önce mutlaka iç ve dış parazitlerinden arındırılmalıdır. Vücudunda parazit barındıran bir yavrunun aşılanması demek onu ölüme itmek demektir. Ancak vücudunda hiçbir parazit ve bakteri bulundurmayan yavru kedi ve köpekler aşılanmaya başlanır. Bunun için aşılamadan önce yavrunun ateşine bakılmalı, ishal veya kusma olup olmadığı öğrenilmeli, gözyaşı akıntısı ya da çapaklanma olup olmadığı kontrol edilmeli, öksürük ya da burundan mukoz akıntı olup olmadığından tamamen emin olunmalıdır. Veteriner Hekim bu sistemik muayeneleri yaptıktan ve parazitlerinden arındırdıktan sonra aşılama programını size verir.Bizim polikliniğimize gelen yavru kedi ya da köpekler her şeyden önce anne sütünden yeterli yararlanıp yararlanmadığı sahibine sorulduktan sonra iç parazit tabletleri içirilir, dış parazit yönünden muayene edilerek varsa dış parazit ilaçları kullanılır. Üç ya da dört gün sonra ilk aşılamasına eğer yukarıda saydığımız belirtiler yoksa başlanır.

Aşılamaların mutlaka 2-4 hafta aralıklarla yapılması gerekmektedir. Bazı meslektaşlarımız ilk aşılamadan hemen birkaç gün sonra ya da bir hafta sonra ikinci aşıyı yapmaktadır. Bu aşılama tamamen yanlış bir uygulamadır. Gerek yurt dışındaki gerekse yurt içindeki kongrelerde bu işin uzmanı profesörlere sorduğumuz sorularda, bunun tamamen yanlış olduğu ve vücutta oluşacak antikor seviyesinin istenenden çok düşük olacağını belirtmişlerdir. Bu da istenen bağışıklığın sağlanamaması demektir. Yani yanlış aşılama programı ile aynı aşılar yapılarak istenen korunma sağlanamamış olacaktır. Yetişkinlerde uygulanacak olan aşı programı da yine kedi ya da köpeğin daha önceki yıllarda aşılanıp aşılanmadığına göre belirlenir. Kene populasyonunun çok olduğu yörelerde mutlaka Lyme aşısının yapılması tavsiye edilmektedir.Birlikte yaşadığımız kedi veya köpeğimizin sağlıklı olması demek bizim ve aile fertlerinin de sağlıklı olması demektir. Özellikle yaz aylarında kene mücadelesine önem verilmeli ve her ay kene ilacı kullanılmalıdır.

Bölgemiz hava sıcaklığı yılın uzun bir zamanında yüksek ısıda seyretmektedir. Kenelerin aktif halde oldukları hava sıcaklığı 18-20 derecelerden daha sıcak olan aylardır. Bu da bölgemiz için Mart sonu ve Nisanın ilk günlerinden başlayarak Kasım sonuna kadar olan süreyi kapsamaktadır. Yani yılın yaklaşık 8-9 ayında kene ilacını aylık olarak kullanmamız gerekmektedir. Keneler çok sayıda bulaşıcı hastalığı hem ev hayvanlarımıza hem de onlar vasıtasıyla bize bulaştırabilmektedirler. Bunlardan özellikle Ehrlichiais denilen hastalık bölgemizde çok görülen bir hastalıktır. Bununla ilgili bilgi hastalıklar bölümünde daha geniş olarak verilmiştir. Yine koruyucu olarak her üç ayda bir kedi veya köpeğimize iç parazitleri için antiparaziter ilaçlar vermeliyiz. Bu özellikle halk arasında tüylerinden bulaşıp karaciğerimize yerleşiyor diye bilinen Ekinokok kistlerine karşı yapılan bir ilaçlamadır. Bu parazitin yumurtaları dışkı vasıtasıyla ya da anüsten dışarıya çıkarak anüs etrafındaki tüylere bulaşarak buradan ortama yayılırlar. Yani bahsedildiği gibi tüylerinden değil, dışkıdan yayılmaktadır. Bu amaçla kullanılan tabletler kombine olarak hazırlandıkları için, hem bu kist yapan parazitlere, hem de diğer sindirim sistemi parazitlerine etki eden geniş spektrumlu antiparaziter ilaçlardır. Üç ayda bir verilmelerinin sebebi parazitlerin çoğunun sindirim sisteminde üç aylık bir kuluçka süresinden sonra olgun hale gelerek dışkıdan dışarıya çıkmaya başlamalarıdır. Fakat bazı parazitlerin kuluçka süreleri 45 gün civarındadır. Bu parazitler nadir olarak görülseler de, çok küçük çocuğu olan ya da hamile bayan olan evlerde bizler bu ilacın üç aylık aralarla değil de 45'er gün aralıklarla kullanılmasını tavsiye ediyoruz.

KAN TRANSFÜZYONU

Vücudun kan ihtiyacının olduğu durumlarda polikliniğimizde hemen uygun kan sağlanarak kan nakli yapılabilmektedir. Aşırı kan kaybı olan ya da yeterli kan üretiminin değişik hastalıklar sonucu vücut tarafından yerine getirilememesi sonucunda kedi ve köpeklere kan transfüzyonu gerekli olmaktadır.

GERİATRİK BAKIM

Yaşlanma tüm canlılar için doğumla başlayan bir süreçtir. Kediler bizlerin ömrüyle kıyaslayınca ortalama bir insan ömrüne göre çok daha kısa süren bir ortalama ömür sürerler. Küçük cüsseli olan köpek ırkları daha genç yaşlanırlar. Buradan küçük cüsseli köpek ırklarının daha uzun yaşadığı sonucunu çıkarabiliriz. Küçük cüsseli ırklar yaklaşık 10 yıl içerisinde yaşlanırlarken, orta cüsseli köpek ırkları 9 yılda, çok iri ırklar da yaklaşık 7 yıllık bir yaşamdan sonra yaşlılar kulübüne üye olabilirler.Kedilerde de ince, fazla kilolu olmayanlar yaklaşık 10 yıl sonunda yaşlı kabul edilirken, kilolu olan kediler de 7-8 yaşından sonra yaşlılar sınıfına girerler. Yaşlılığın belirtileri; yaşamsal aktivitelerde yavaşlama, daha uzun süre uyuma isteği, oyun oynama ve aktivitelere katılmada isteksizlik olarak adlandırılabilir. Tüm bunların sonucunda; kalp, karaciğer, böbrekler daha hassas hale gelir. Bağışıklık sistemi artık eskisi gibi güçlü değildir. Dışarıdan gelecek olan virüslere ve bakterilere karşı daha dayanıksızlaşmıştır. İdrar kesesi kontrolünü kaybedip çiş kaçırma gibi belirtiler görülmeye başlar. Özellikle daha yavru iken aldığımız kedimiz ya da köpeğimizin bu kadar çabuk yaşlanmasını kabul edemeyiz ilk başlarda. Kendi yaşlanmamız da öyledir aslında. Fakat yukarıda sağdığımız eksiklikler başlayınca artık beslenmesinden, hareketlerine kadar her şeyi değiştirmeliyiz. Aksi takdirde yaşlanmayı hızlandırırız. Bu da petimizin daha kısa sürede bizden ayrılacağı anlamına gelir. Yine burada her ırka ait özellikli rahatsızlıklar kendini gösterecektir. İri ırklarda eklem rahatsızlıkları baş gösterecektir. Bazı ırklarda tümoral oluşumlar, bazılarında üriner sistem problemleri başlayacaktır. Kediniz veya köpeğinizin ırkı ne olursa olsun yaşlılık belirtileri göstermeye başlayınca rutin olarak yılda bir kez hekiminizin önereceği testleri mutlaka yaptırın. Bazen bize gelen hastalar her şey bittikten sonra geliyor. Bu aşamadan sonra da bilimin yapabileceği fazla bir şey kalmıyor. Karaciğer fonksiyon testleri sonucu karaciğerinin bitmiş olduğunu anladığımız bir hastamıza yapabileceğimiz pek bir şey yok, ya da böbreği artık infiltrasyon yapamaz hale gelmiş bir hastanın yapılan testler sonucunda böbreğinin bitmiş olmasını öğrenmemiz bize tedavide bir yarar sağlamıyor. Tüm bunların ışığında mademki yaşlılık denen şey doğumla başlıyor. Doğduğu andan itibaren her canlının en doğru şekilde bilimin yardımını alması gerekiyor. Bunun için de iyi donanımlı ve bilgili bir hekim ve kurumdan yardım almak sonucu bilgilenmek gerekiyor. Bir pet sahibi olduğunuz ilk günden itibaren güveneceğiniz bir veteriner hekime kendinizi bırakmanız ve onun salıkları doğrultusunda petinizi besleyip, davranmanız hem sizin sağlığınız ve geleceğiniz hem de petinizin sağlığı ve geleceği bakımından önem taşımaktadır.

MİKROÇİP UYGULAMA

Mikroçipler yaklaşık olarak pirinç tanesi büyüklüğünde olan, ense derisi altına enjeksiyon şeklinde hemen birkaç saniyede uygulaması gerçekleştirilebilen, 15 rakamlı bir bilgi taşıyan implantlardır. Aynı bizlerin vatandaşlık numaralarımız gibidirler. Mikroçip takılan bir kedi ya da köpek uluslar arası bir sisteme, pet ile ilgili bilgiler ve sahibi ile ilgili bilgiler girilerek veteriner hekimler tarafından kaydedilir. Bu mikroçip ancak cerrahi bir operasyonla çıkarılabilir. Yıllar içerisinde birkaç santim de olsa yer değiştirme olasılığı vardır. Genellikle iki kürek kemiği arasındaki derinin hemen altına yerleştirilir. Polikliniğimize gelmiş ve yaklaşık altı yıl önce Almanya'da mikroçip takılmış bir köpeğin kontrolü sırasında, mikroçipin boynun alt kısmına kaydığı tarafımızdan belirlenmiştir. Mikroçipin varlığı ve numarasının okunması elektronik bir alet vasıtasıyla yapılabilmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde kedi ve köpeklere mikroçip takarak kaydetme zorunluluğu vardır. Uluslar arası yolculuk yapacak olan kedi ve köpeklere de mikroçip takmak gereklidir.

YURTDIŞINA PET NAKLİ

Polikliniğimiz ülkemizden dünyanın her ülkesine kedi ya da köpeğinizi ulaştırabilmek için gerekli anlaşma ve sözleşmeleri imzalamıştır.
Bunun için bizimle temasa geçmeniz yeterlidir. Bugüne kadar pet nakli gerçekleştirdiğimiz ülkelerden bazıları şunlardır:
İngiltere, Güney Afrika Cumhuriyeti, Tunus, ABD, AB Ülkeleri, Azerbaycan, Rusya

SERVİSLERİMİZ

Tanı Servislerimiz

Tanı Servislerimiz

Radyoloji, Ultrasound, Dijital EGK, Laboratuvar Testleri
Medikal Servislerimiz

Medikal Servislerimiz

Aşılama ve Koruyucu Hekimlik, Kan Transfüzyonu, Geriatrik Bakım, Mikroçip Uygulama, Yurtdışına Pet Nakli
CERRAHİ SERVİSLERİMİZ

CERRAHİ SERVİSLERİMİZ

Ortopedik Cerrahi, Yumuşak Doku Cerrahisi, Dış Cerrahisi, Göz Cerrahisi, Kulak Cerrahisi
ACİL SERVİS

ACİL SERVİS

Zehirlenmeler, Trafik Kazaları, Düşmeleri, Kavga Sonucu Yaralanmalar